Özel güvenlik

0
81

Özel güvenlik

 

özel güvenlik hizmetleri kapsamında alınan birçok güvenlik tedbirinin birinci amacı suç girişimlerine mukabil caydırıcılık sağlamaktır.

Caydırıcılığın sağlanamaması durumunda oluşan olaylara, yasalarda özel güvenlik görevlilerine tanınmış yetkiler ve yükümlülükler kapsamında müdahale edilmesi gereklidir.

Bu sayfada, Özel Güvenlik Görevlilerinin yasal yetki ve sorumlulukları ile ilgli bir değerlendirme yer almaktadır.

Herhangi bir bağlayıcılığı olmayan bu yorumların, şirketlerin hukuk departmanlarının onayı ile şirketin özel güvenlik konseptine makul şeklinde düzenlenerek, güvenlik görevlilerine bir eğitim notu yada misyon tarifi şeklinde verilmesi olasıdır.

Özel güvenlik

Yasal yetkilerle alakalı mevzuat listesi;

5188 sayılı özel Güvenlik Hizmetlerine Değin Kanun
6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar Kanunu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu

Adli ve Tedbire Aramaları Yönetmeliği
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği
5188 kanunun uygulanmasına ait 07.10.2004 tarihli yönetmelik
Özel güvenlik görevlilerinin esas görevi
Özel güvenlik görevlilerinin hudutları, sahip olunan yasal düzenlemelerde açıkça belirtilmemiş olsa bile, mevzuatın bütün öneme alındığında şöyle belirlenebilir

ÖGG ler, şirket yetki sahibi temsilcileri doğrulusunda Valiliklere uygulanan resmî bildirimlere güvenerek alınan özel Güvenlik İzninde adres olarak belirti edilen, misyon kısmı ya da güzergahı ışığıında şirket varlıklarına yönelik suç işlenmesini önleyecek tedbirleri hukuka makul usullerle alabilirler.

Suç işlendiğinde kendine tanınmış yetkiler kapsamında olaya müdahale eder ve hızla genel kolluk kuvvetini suç yereline çağrı eder.

Genel kolluk gücü hadise adına gelene kadar, soruşturmanın makul şeklinde yürütülmesini sağlayacak malumat, vesika, doküman ve tanıkları muhafaza eder, genel kolluğun olaya el koymasından ardındangenel kolluğun isteği durumunda inceleme ve kanıt toplama faaliyetine yardım eder.

Özel güvenlik

Özel güvenlik görevlilerinin yetki sınırları;

Özel güvenlik görevlileri, kendine verilen yetkileri; 

 

özel güvenlik görevlisi kimlik kartını herkes doğrulusunda görülebilecek şeklinde ulaştırmak şartıyla, üniformalı olarak, misyonlu oldukları müddet içinde ve misyonlu oldukları alanlarda kullanabilirler.

Güvenlik görevlileri, özel güvenlik destur belgesinde belirti edilen adres ve nakit taşıma güzergahı dışında yetki sahibi değildir.

Özel güvenlik görevlileri  

 

kendilerine misyon esnasında kullanılmak emeliyle şirket doğrulusunda verilen ve genel kolluk doğrulusunda ruhsat düzenlenmiş olan silahlarını, fakat misyon kısmı içinde taşırlar.

Gerekli izinler alınmadan şirket envanterindeki silahın misyon kısmı dışına çıkarılması 6136 sayılı yasa kapsamında kanuni takibata uğrarlar.

Özel güvenlik görevlilerinin adli statüleri

5188 sayılı özel Güvenlik Hizmetlerine Değin Kanununun 23 üncü maddesine göre, Özel güvenlik görevlileri Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılır.

Bunlara karşı görevleri nedeniyle suç işleyenler Devlet Memurları aleyhine suç işlemiş gibi cezalandırılır? kararı yer almaktadır.

Özel güvenlik görevlileri, görevlerini yaparlarken genel kolluk kuvvetlerine tanınmış bir bölüm yetkileri de kullandıklarından, kendilerine karşı direnç, hakaret, tehdit, hücum gibi suçlarla karşılaşmaları her vakit olasıdır.
Bu nedenle özel güvenlik görevlilerinin misyonlu oldukları sürelerde hukuken korunmaları kasıtıyla kendilerine karşı işlenilen suçlar itibariyle memur sayılmaları kabul edilmiştir.

Özel güvenlik

Bu kapsamda, görevlerini ifa eder iken ya da misyonlu olmasalar dahi icra ettikleri görevden kaynaklı kendilerine karşı suç işlenilmesi durumunda, faillerin memurlara karşı işlenen suçlardan yargılanmaları lazım olur.

Özel güvenlik görevlileri, güvenlik hizmetlerini yürütürken kolluk memurlarıyla ilişkilendirilen suçları (işkence, kötü muamele, vb.) işlemeleri durumunda ise, memurlar gibi ceza alırlar.

Ancak, memurların yargılanması içersinde ihtiyaç duyulan süreçler uygulanmadan (mülki amirin izninin alınması vb) genel hükümlere göre ceza yargılaması sürecine tabi olurlar.

Güvenlik görevlilerinin yetkileri (5188/md.7’ye göre)

5188 sayılı kanunun 7?nci maddesinde güvenlik görevlilerinin yetkilerigenel olarak sıralanmıştır.

Güvenlik görevlileri doğrulusunda, misyon alanlarında suç işlenmesini engellemek ve misyon bölgesine yönelik suç girişimlerini caydırmak kasıtıyla tedbire kapsamında kullanılabilecek yetkiler;

Durdurma ve kimlik sorma yetkisi;

Görev yeri girişlerinde, görev binalarında misyonlu güvenlik görevlileri binaya giriş prosedürlerine makul olarak insanları durdurma ve kimlik sorma yetkisini kullanabilir.

Durdurma ve kimlik sorma yetkilerinin uygulanması içersinde ayrı olarakbir hakim arzusuna ya da savcılık talimatına gereksinim yoktur.

Ancak kişilerin, misyon kısmı girişinde kimlik göstermeyi kabul etmemesi durumunda bireyin misyon alanına girmesine destur verilmeyeceği makul bir dille açıklama edilir.

Ayrıca, suç teşkil etmemesine karşın misyon alanına girmesine destur verilmeyen eşyaların emanete alınması esnasında, güvenlik görevlisi doğrulusunda eşyanın sahibinin kimlik verilerinin belirleme edilmesi kasıtıyla kimlik sorma yetkisi tüketilir.

Bir bireyin ya da aracın durdurulması muayene içersinde bölünen uygun zamanı aşmamalıdır.

Yapılan kontrolün hususu ve nedenleri talep edilmesi durumunda ilgiliye makul şeklinde izah edir.

Kontrolden ardından talep edilirse derhâl bir tutanak düzenlenir ve talep edilen şahsa imza karşılığı teslim edilir.

Özel güvenlik arama yetkisi;

5188 sayılı kanunun güvenlik görevlilerine arama ile ilgili verilen yetki; tedbire araması kapsamında kişilerin detektörle, eşyaların ise x-ray cihazları ile aranması ile hudutludur.

Güvenlik görevlileri bu çerçevede; misyon alanına girmek isteyen insanları duyarlı kapıdan geçirebilirler ve detektörle üst araması yapabilirler.

Kişilerin eşyalarını X-ray cihazından ya da aynısı güvenlik sistemlerinden geçirebilirler.
Aranan kişilerin arama yapılmasına değin hakim hükmü talep etmeleri durumunda kendilerine ?

 

aramanın 5188 sayılı kanunun 7. maddesine göre yapıldığı ve arama başlamadan evvel aramaya rıza göstermezse binaya girmekten vazgeçmesi şartıyla arama yapılmayacağı? kendine sözlü olarak tebliğ edilir.
Aranmayı kabul etmeyen kişilerin binaya giriş yapmasına destur verilmeyebilir.
.
Güvenlik görevlilerinin, arama esnasında kimlik göstermeleri gerekmez.

Ancak, güvenlik görevlisi, özel güvenlik görevlisi kimlik kartını görünecek şeklinde ulaştırmak zorundadır.
Önleme emelli aramada tutanak tertip etme mecburiyeti mevcut değildir.

Ancak aramaya tabi tutulan şahsın isteği durumunda tutanak düzenlenir ve bir sureti kişiye teslim edilir.
Güvenlik görevlisinin arama yetkisini kullanması, hudutları özel güvenlik müsaadeyi ile belirlenmiş kendisi misyon bölümünde ve kanunlarla kendine tanınmış yetkiler kapsamında olması gereklidir.
TCK; hukuka marjinal olarak bir kimsenin üstünü ya da eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir seneye kadar mapus cezası verilmesini ön görmektedir.

Özel güvenlik emanete alma yetkisi;

Güvenlik görevlisi; suç teşkil etmemekle beraber, korum alanının özelliğine göre tehlike doğurabileceği değerlendirilen eşyayı emanete alma yetkisine sahiptir.

Şirket güvenlik talimatlarında binalara sokulması yasak bulunduğu belirti edilen eşya, sahibinin rızası ile emanet eşya teslim fişi ile emanete içerler.

Eşyanın teslim alınması esnasında iki suret teslim fişi düzenlenir, birinci suret eşya eşliğinde bulundurulur, ikinci suret eşya sahibine verilir.

Eşyanın sahibine iadesi esnasında birinci suret eşya sahibine imzalatılarak Güvenlik Görevlisi doğrulusunda muhafaza edilir.

Bu kapsamdaki eşyasını emanete bırakmak istemeyen kişilerin korunan alana girişine izin edilmeyebilir.

Henüz suç işlenmeden evvel arama sonucu elde ettikleri tehlike yaratabilecek eşya tehlikenin ortadan kaldırılması emeliyle ya da tedbire emelli olarak emanete alınabilir.

Önleme emelli arama esnasında bulundurulması suç olan eşyanın ya da bir suç olayında kullanıldığı anlaşılan eşyalar ile ilgili da emanete alma yetkisi tüketilir.

Ayrıca misyon bölümünde terk edilmiş ve bulunmuş eşya da emanete içerler.
Adli görevler yönünden güvenlik görevlilerinin yetki ve görevleri
Cumhuriyet Savcısı, Devlet yerine hazırlık tahkîkat ve kovuşturmaları yapar.

İhbar ya da herhangi bir şeklinde suçun işlendiği istikametinde bir zehap doğarsa, kamu davasının açılmasının ihtiyaç duyulan olup bulunmadığı istikametinde incelemelere başlar.

CMK madde 161’e göre, Cumhuriyet Savcısı inceleme yapar iken tüm memurlardan birçok bulguyu isteyebilir, tahkikatını lüzum direk doğruya ve lüzum zabıta makam ve memurları aracılığı ile yapılabilir.

Bütün hukuki kolluk görevlileri el koydukları hadiseleri, yakalanan şahıslar ile yapılan tedbirleri şipşak duyurmak ve Cumhuriyet Savcılığının adliyeye ait işlerde tüm işlerde tüm emirlerini adına getirmekle yükümlüdürler.

Özel güvenlik görevlileri de özel kolluk oldukları içersinde, hukuki misyon itibariyle Cumhuriyet Savcılarına bağlı olup, hukuki olaylarlaalakalı emirlerini adına getirmek zorundadırlar.

Cumhuriyet Savcılarının şifahi ya da yazılı talep ve emirlerini yapmayarak hukuki vazifiyeti suiistimal etmeleri halinde haklarında savcılıkça direk takibatta bulunulacağı kanunda belirtilmiştir.

Adli yakalama yetkisi

Yakalama; Kamu güvenliğine, kamu düzenine ya da bireyin beden ya dayaşamına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi içersinde kontrol altına alınması lüzumlenen ya da suç işlediği istikametinde ile ilgili güçlüiz, yapıt, ipucu ve kanıt tespit edilen bireyin gözaltına ya da muhafaza altına alma işlemlerinden evvel özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak kontrol altına alınmasıdır.

Güvenlik görevlileri, misyon kısmı içersinde kamu güvenliğine, kamu düzenine ya da bireyin beden yaşamına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi emeliyle suç öğeleri belirleme edildiğinde yakalama yetkisini kullanabilir.

Yakalanan şahıslardan, herhangi bir suçtan arandığı yada farklı suçlarla alakası bulunduğu belirleme edilenler, genel kolluk kuvvetlerinin talimatı ile haklarında hukuki işlemler yapılmak emeliyle genel kolluk kuvvetlerine teslim edilinceye kadar yakalanabilirler.

Şüphe üstüne yakalananların vaziyeti açıklığa kavuştuğunda, yakalama sebeplerinin kaybolduğu belirlenenler kolluk gücü ile görüşülerek şipşakserbest bırakılır.

Kişiye suçu işlerken ya da fiilin pek az evvel işlendiğini gösteren eşya ya da kanıtlarla rastlanması, suçüstü bir fiilden kaynaklı izlenen bireyin kaçması ihtimalinin bulunması ya da derhal kimliğini tayin imkânının bulunmaması gibi hâllerde, herkes doğrulusunda geçici olarak yakalama yapabilir.

Küçüklere ya da gövde ya da akıl hastalığı ya da maluliyeti dolayısı ile kendini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçlulara yakalama yetkisi kullanmak mümkün.

Yetkili merciler doğrulusunda haklarında gözaltına alınma ya da yakalama müzekkeresi tespit edilen, ceza ya da tutukevinden firar edenya da kolluk doğrulusunda suç şüphelisi olarak yakalanmış iken kaçan şahıslar üstünde yakalama yetkisi kullanmak mümkün.

Kişinin bedeni ya da sıhhati itibariyle sahip olunan bir tehlikeden savunması emeliyle yakalama yetkisi kullanmak mümkün.

Görev kısmı içinde hadise konumunu ve delilleri savunmak kasıtıyla işlemlere başlayan güvenlik elemanı bu işlemlerin yapılmasını kasten ihlal eden ya da yetkisi ışığıında olarak aldığı tedbirlere marjinal davranan şahısları işlemlerin sonuçlanmasına kadar yakalayabilirler.

Özel güvenlik görevlileri, yakalamanın tüm şartları olduğu halde yakalamayı yapar iken alçakta belirti edilen konuları daima göz önünde bulundurmalıdırlar:

Fiili işlediği vakit 11 yaşını bitirmemiş olanlar ile 15 yaşını bitirmemiş sağır ve dilsizler suç sebebi ile yakalanamaz.

Küçüklerin kimlikleri ve eylemleri kesinlikle saklı tutulur.

Birden çok şahıs yakalandığında varsa, küçükler yetişkinlerden ayrı tutulur.

Yakalanan bireyin öncelikle kimlik belirlenmesi ve kaba üst araması yapılır, kendine ya da başkalarına zarar verebilecek silah gibi unsurlardan arındırılması sağlanır ve bu işlemlerin yapıldığına değin tutanak düzenlenir.
Yakalama esnasında suçun iz, ipucu, yapıt ve delillerinin yok edilmesini yada bozulmasını engelleyecek tedbirler içerler.

Yakalama prosedürü bir tutanakla ölçülür.

Yakalanan şahıslar şipşak suç delilleriyle beraber en hızlıca genel kolluk görevlilerine tutanakla teslim edilmelidir.
Olaya müdahale eden ve yakalamayı yapmış özel güvenlik görevlisinin şahit sıfatıyla ifadesinin genel kollukça ya da savcılıkça alınması olasıdır.

Her türlü tutanağın bir sureti kesinlikle alakalı şahsa verilir.

Kelepçe Takılması: Yakalanan kişilerin kaçması ya da saldırıda bulunmasının önlenmesi itibariyle bireyin sıhhatine zarar vermeyecek şeklinde birçok önlem alınabilir.

Yakalanan bireyin kaçma olsılığı yok ise, direnen ya da agresif kişiliği de yok ise kelepçe takılmamalıdır.18 yaşından küçüklere hiçbir surette kelepçe takılamaz, kendine ya da etrafına zarar verme olsılığı varsa ihtiyaç duyulan güvenlik tedbirleri içerler.

Yakalamada zor kullanma: Bir bireyin zor kullanılarak yakalanması, çağrı etmenin zor şeklidir.
Zorla getirme, şahıs özgürlüğü konusunda bir prosedür olup, kimikaidelere bağlanmıştır.

Bu kurallar:

Zor uygulanması kaçınılmaz olması gereklidir.

Zor kullanılırken insan onuru zedelenmemelidir.

Orantılılık kaidesi ihlal edilmemelidir.

Toplumda anane ve görenekler göz ardı edilmemelidir.

Yapılması lüzumlenen işlemler şipşak yapılmalı, lüzumsuz gecikmelere yer verilmemelidir.

 

Yetkilerin uygulanması esnasında şahıslara kötü muamelede bulunması kanunen yasaklanmış davranışlar arasında olup, güvenlik görevlisinin ceza davasına uğraması soz konusudur.

Güvenlik görevlilerinin yakalama yetkilerini kullanmasında misyon kısmı yönünden asal alıncak kriter; yakalamaya mevzu olan vakanın şirket hudutları içinde ya da insani nedenlerle müdahil olmayı ihtiyaç duyulan kılacak kadar yakın uzaklıkta gerçekleşmiş olmasıdır.

Adlî arama yetkisi

Adlî arama, bir suç işlemek ya da buna iştirak ya da yataklık etmek uygun kuşkusu altında tespit edilen kimsenin, saklananın, kuşkulunun, sanığın ya da hükümlünün yakalanması ve suçun iz, yapıt, ipucu ya da delillerinin elde edilmesi içersinde bir kimsenin özel yaşantısının ve aile yaşantısının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendine ilişkin başkayerlerde, üstünde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında uygulanan inceleme işlemidir.

Adli arama içersinde hakim hükmü ya da savcının talimatı olması gereklidir ve arama prosedürü genel kolluk gücü doğrulusunda yapılır.

Adlî arama yapması içersinde kişilerin rıza göstermesi de kafi değildir.
Adli arama esnasında tutanak tutulması mecburidir.

Bu tutanakların hakim kontrolü yönünden kesinlikle hakime gönderilmesi gereklidir.

Emanete Alma Yetkisi

Güvenlik görevlisi; aramalar esnasında suç teşkil eden, suç aleti olduğuna değin net emareler tespit edilen ya da bir suç olayında kanıt olabilecek eşyayı, genel kolluk kuvvetlerine şipşak duyurmak şartıyla, tutanakla belirleyerek emanete alma yetkisine sahiptir.

Ayrıca misyon bölümünde terk edilmiş eşyaların suç eşyası olması halinde aynısı tutanak düzenlenerek genel kolluk kuvvetine bildirilir.

Hukuki görevler yönünden güvenlik görevlilerinin yetki ve görevleri
Cumhuriyet Savcısı, Devlet yerine hazırlık tahkîkat ve kovuşturmaları yapar.

İhbar ya da herhangi bir şeklinde suçun işlendiği istikametinde bir zehap doğarsa, kamu davasının açılmasının ihtiyaç duyulan olup bulunmadığı istikametinde incelemeler başlar.

CMK madde 161?e göre, Cumhuriyet Savcısı inceleme yapar iken tüm memurlardan birçok bulguyu isteyebilir, tahkikatını lüzum direk doğruya ve lüzum zabıta makam ve memurları aracılığı ile yapılabilir.

Bütün hukuki kolluk görevlileri el koydukları hadiseleri, yakalanan şahıslar ile yapılan tedbirleri şipşak duyurmak ve Cumhuriyet Savcılığının adliyeye ait işlerde tüm işlerde tüm emirlerini adına getirmekle yükümlüdürler.

Özel güvenlik görevlileri de kalifiye kolluk oldukları içersinde, hukuki misyon itibariyle Cumhuriyet Savcılarına bağlı olup, hukuki olaylarla alakalı emirlerini adına getirmek zorundadırlar.

Cumhuriyet Savcılarının şifahi ya da yazılı talep ve emirlerini yapmayarak hukuki vazifiyeti suiistimal etmeleri halinde haklarında savcılıkça direk takibatta bulunulacağı kanunda belirtilmiştir.


Adli yakalama yetkisi

Yakalama; Kamu güvenliğine, kamu düzenine ya da bireyin beden ya dayaşamına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi içersinde kontrol altına alınması lüzumlenen ya da suç işlediği istikametinde ile ilgili güçlü, yapıt, ipucu ve kanıt tespit edilen bireyin gözaltına ya da muhafaza altına alma işlemlerinden evvel özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak kontrol altına alınmasıdır.

Güvenlik görevlileri, misyon kısmı içersinde kamu güvenliğine, kamu düzenine yada bireyin beden yaşamına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi emeliyle suç öğeleri belirleme edildiğinde yakalama yetkisini kullanabilir.

Yakalanan şahıslardan, herhangi bir suçtan arandığı ya da farklı suçlarla alakası bulunduğu belirleme edilenler, genel kolluk kuvvetlerinin talimatı ile haklarında hukuki işlemler yapılmak emeliyle genel kolluk kuvvetlerine teslim edilinceye kadar yakalanabilirler.

Fiili işlediği vakit 11 yaşını bitirmemiş olanlar ile 15 yaşını bitirmemiş sağır ve dilsizler suç sebebi ile yakalanamaz.

Küçüklerin kimlikleri ve eylemleri kesinlikle saklı tutulur.

Birden çok şahıs yakalandığında varsa, küçükler yetişkinlerden ayrı tutulur.

Yakalanan bireyin öncelikle kimlik belirlenmesi ve kaba üst araması yapılır, kendine ya da başkalarına zarar verebilecek silah gibi unsurlardan arındırılması sağlanır ve bu işlemlerin yapıldığına değin tutanak düzenlenir.

Yakalama esnasında suçun iz, ipucu, yapıt ve delillerinin yok edilmesini yada bozulmasını engelleyecek tedbirler içerler.

Yakalama prosedürü bir tutanakla ölçülür.

Yakalanan şahıslar şipşak suç delilleriyle beraber en hızlıca genel kolluk görevlilerine tutanakla teslim edilmelidir.
Olaya müdahale eden ve yakalamayı yapmış kalifiye güvenlik görevlisinin şahit sıfatıyla ifadesinin genel kollukça ya da savcılıkça alınması olasıdır.

Her türlü tutanağın bir sureti kesinlikle alakalı şahsa verilir.

Kelepçe Takılması: Yakalanan kişilerin kaçması ya da saldırıda bulunmasının önlenmesi itibariyle bireyin sıhhatine zarar vermeyecek şeklinde birçok önlem alınabilir.

Yakalanan bireyin kaçma olsılığı yok ise, direnen ya da agresif kişiliği de yok ise kelepçe takılmamalıdır.18 yaşından küçüklere hiçbir surette kelepçe takılamaz, kendine ya da etrafına zarar verme olsılığı varsa ihtiyaç duyulan güvenlik tedbirleri içerler.

Yakalamada zor kullanma: Bir bireyin zor kullanılarak yakalanması, çağrı etmenin zor şeklidir.

Zorla getirme, şahıs özgürlüğü konusunda bir prosedür olup, kimikaidelere bağlanmıştır.

Bu kurallar:

Zor uygulanması kaçınılmaz olması gereklidir.

Zor kullanılırken insan onuru zedelenmemelidir.

Orantılılık kaidesi ihlal edilmemelidir.

Toplumda anane ve görenekler göz ardı edilmemelidir.

Yapılması lüzumlenen işlemler şipşak yapılmalı, lüzumsuz gecikmelere yer verilmemelidir.

Yetkilerin uygulanması esnasında şahıslara kötü muamelede bulunması kanunen yasaklanmış davranışlar arasında olup, güvenlik görevlisinin ceza davasına uğraması soz konusudur.

Güvenlik görevlilerinin yakalama yetkilerini kullanmasında misyon kısmı yönünden asal alıncak kriter;

yakalamaya mevzu olan vakanın şirket hudutları içinde ya da insani nedenlerle müdahil olmayı ihtiyaç duyulan kılacak kadar yakın uzaklıkta gerçekleşmiş olmasıdır.

Adlî arama yetkisi

Adlî arama, bir suç işlemek ya da buna iştirak ya da yataklık etmek uygun kuşkusu altında tespit edilen kimsenin, saklananın, kuşkulunun, sanığın ya da hükümlünün yakalanması ve suçun iz, yapıt, ipucu ya da delillerinin elde edilmesi içersinde bir kimsenin kalifiye yaşantısının ve aile yaşantısının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendineilişkin başka yerlerde, üstünde, kalifiye kâğıtlarında, eşyasında, aracında uygulanan inceleme işlemidir.

Adli arama içersinde hakim hükmü ya da savcının talimatı olması gereklidir ve arama prosedürü genel kolluk gücü doğrulusunda yapılır.

Adlî arama yapması içersinde kişilerin rıza göstermesi de kafi değildir.

Adli arama esnasında tutanak tutulması mecburidir.

Bu tutanakların hakim kontrolü yönünden kesinlikle hakime gönderilmesi gereklidir.

Emanete Alma Yetkisi

Güvenlik görevlisi; aramalar esnasında suç teşkil eden, suç aleti olduğuna değin net emareler tespit edilen ya da bir suç olayında kanıt olabilecek eşyayı, genel kolluk kuvvetlerine şipşak duyurmak şartıyla, tutanakla belirleyerek emanete alma yetkisine sahiptir.

Ayrıca misyon bölümünde terk edilmiş eşyaların suç eşyası olması halinde aynısı tutanak düzenlenerek genel kolluk kuvvetine bildirilir.

El koyma yetkisi:
El koyma; bir eşya üstünde bireyin tasarruf yetkisinin rızası dışında elinden alınmasıdır.
Eğer kişi rızası ile, kendi kendine, mecburilik dışında eşyayı veriyorsa, el koymadan soz edilmez.

El koymaya normal olarak hakim hüküm verebilir.

Ancak gecikmesinde mahzur görülen durumlarda Cumhuriyet savcıları ve bunların muavini sıfatıyla kolluk memurları el koyma prosedürünü yapabilirler.

Adli emelli el koyma; bir malın geçici olarak Devletçe muhafaza altında tutulması demektir.
Özel güvenlik görevlilerinin görevleri esnasında arama ve el koyma kabul edilen haller içersinde genel kolluk birimleriyle işbirliği içersinde olmaları ve gerçekleştirdikleri iş ve işlemleri şipşak genel kolluk birimlerine bildirmeleri gereklidir.
Bunun dışında, güvenlik görevlilerinin hukuki emelli el koyma yetkisi mevcut değildir.


Özel güvenlik görevlilerinin zor kullanma yetkisi

Güvenlik görevlileri, görevlerini ifa eder iken vaziyet gerektirdiğinde zor kullanma yetkisine sahiptirler.

Ancak, 5188 sayılı yasa güvenlik görevlilerinin zor kullanma yetkilerini belirli şartlara başlayarak ve bu şartlar 7(k) maddesinde düzenlenmiştir.

Bu maddede Türk Uygar Kanunun 981.maddesine, Borçlar Kanunun 52.
maddesine, Türk Ceza Kanunun 49.
maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerine atıf yapılarak genel kaideler kapsamında zor kullanma yetkisi tanınmıştır.

Gönderme uygulanan başka kanunlardaki esaslara göre zor kullanma yetkileri alttaki maddelerde belirtilmiştir.

Medeni Kanunun 981. maddesi; Zilyedin mevcut haklardan bahsedilmektedir.

Bir şey üstünde fiilî hâkimiyeti tespit edilen kimse onun zilyedidir.

Zilyet, bir hudutlu aynî hak ya da bir şahsi hakkın kurulmasını veyahut kullanılmasını sağlamak içersinde şeyi başkasına teslim ederse, bunların ikisi de zilyet gerçekleşir.

5188 sayılı kanunun Uygar kanunun bu maddesine yaptığı göndermeden hareketle, Güvenlik Görevlisi güvenliğini sağlamakla mükellef bulunduğu mekanın ve içindeki malzemenin müessese yerine zilyedi halindedir.

Güvenlik elemanı, misyonlu bulunduğu alanlar üstünde zilyet olarak birçok gasp ya da saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir.

Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi; taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem esnasında ya da kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir.

Ancak zilyet, vaziyetin haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan uzak durmak zorundadır.

Borçlar Kanunun 52. maddesi;

Genel kolluk birimlerinin saatinde müdahale edemeyeceği olaylarda,kendini ya da başkalarını zarardan yada yakın bir tehlikeden savunmak içerisinde farklı bir deva olmadığı hallerde meşru müdafaa kapsamında zor kullanmak mümkün.

Bu madde, uygar kanundaki zilyetlik kavramı ile birlikte değerlendirildiğinde kalifiye güvenlik görevlisi, meşru müdafaa, ıztırar ve kendisi hakkını savunma durumunun mevzu bahis bulunduğu durumlarda meşru müdafaa yetkilerini kullanabilir.

Meşru müdafaa, yanlızca kendisi vücuduna ya da malına gelebilecek saldırılara karşı yapılacak mukavemeti değil, kalifiye güvenlik personelinin savunmak ve kollamak yükümlülüğünde bulunduğu misyon kısmı içindeki mallara ve canlara yönelebilecek tehlikelere karşı mukavemeti de kapsamaktadır.

Yeni Türk Ceza Kanunun 24 ve 25. maddeleri; meşru müdafaa kavramına “Gerek kendine ve lüzum başkasına ilişkin bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi ya da tekrarı kesinlikle olan haksız bir saldırıyı o andaki hâl ve koşullara göre hücum ile orantılı biçimde defetmek mecburiyeti ile işlenen fiillerden kaynaklı faile ceza verilmez” şeklinde yaptığı tanımla açıklık getirmiştir.

Bu maddelerin incelenmesinden güvenlik görevlisinin meşru müdafaa kapsamında zor kullanması içersinde kimi koşulların sahip olunan olması gerektiği görülmektedir.
Zor kullanma, direnme ve saldırının mahiyetine ve derecesine göre tesirsiz duruma getirilecek şeklinde kademeli olarak çoğalan nispette vücudu kuvvet, parasal efor ve kanuni şartları gerçekleştiğinde her tür silah kullanma yetkilerini ifade eder.

Zor kullanmanın maksadı; suçlunun cezalandırılması değil, suçsuz kişilerin suçtan zarar görmesinin engellenmesidir.

özel güvenlik

özel güvenlik haber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here