kıdem tazminatı emsal karar

0
59

kıdem tazminatı emsal karar

Milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiren kritik hüküm duyuruldu. Yargıtay doğrulusunda alınan kararda bir işçinin çalıştığı müessesenin bir şubesine belirleme edilmesi ardından istifa etmesi vaziyetini göz önüne alarak tazminat hak ettiğine karar kıldı. Zonguldak’ta çalışmış bulunduğu bir bankanın Ereğli şubesine belirleme olan gişe görevlisi iş yerinin değiştirilmesini temelli farklılık yapılmasını öne sürdü ve işinden istifa etti. Daha ardından Zonguldak 3. iş mahkemesinin yolunu tutan gişe görevlisi Bankanın Zonguldak merkez kazasında misyon yaptığı süreçte hiçbir gerekçe gösterilmeden farklı bir şubede görevlendirilmesine hüküm verdiğini uygulanan farklılığın objektif şartlara makul olmadığını açıkladı.

Görevlendirmede uygulanan şubede personel gereksinimi ya da sahip olunan şubede personel çoğunluğu yer almaması ve bu sebeple çalışma şartlarında temelli farklılığı kabul etmeyerek iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini söyleyerek kıdem tazminatı ve senelik destur fiyatı alacağını karar altına alınması talebinde yer aldı.
Mahkemede savunmada tespit edilen davalı banka avukatı ise iş sözleşmesi içinde eleman yönetmeliği esaslarında bulunan tertip etmelerle işverene nakil yetkisi tanındığını ve bu tertip etmelerle karşısında nakil işlemlerinin hukuka makul olduğunu ileri sürdü ve davanın reddini talep etti.Mahkeme davanın kısmi olarak kabul edilmesine

hüküm verdi.

Kararı doğrultu avukatları temyiz edince döneme Yargıtay 22. Hukuk hanesi girdi… Emsal bir hüküm alan 22.
Hukuk hanesi işçinin haklı olduğunu açıkladı.

Kararda ise bu ifadelere yer verildi;

“Sözleşmedeki nakil yetkisi, işverene görevin uygun hudutları aşar kalitede bir yetki tanındığı manasında yorumlanamaz. Ayrıca işverene tanınmış nakil yetkisi hudutsuz bir yetki olmayıp, bu yetkinin objektif olarak ve dürüstlük kuralına makul uygulanması lazım olur.
Somut vaka da, davacı evvelki iş adına tahminen 50 kilometre uzaklıktaki farklı bir şubeye nakledilmiştir.
İşveren nakil gerekçesini ispatlayamadığı gibi, nakil yetkisini objektif olarak kullandığınıda meydana koyamamıştır.
Davacı itibariyle, bu naklin çalışma şartlarında temelli farklılık bulunduğu ve işverence yukarıda ifade edilen ilkelere makul davranılmadığı açıktır. Hâl bu tür olunca iş sözleşmesinin davacı işçi doğrulusunda 24.
maddesine göre, haklı sebeple feshedildiği kabul edilmelidir. Bu haysiyetle, mahkemece kıdem tazminatı istikametinden davanın kabulü gerekirken, davanın reddine hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararın bozulmasına rey birliği ile hüküm verilmiştir.” denildi.

özel güvenlik

özel güvenlik haber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here